20-09-2021 - Ahlak Dersleri

TEK BİR ŞEYE ÇOK İHTİYACIMIZ VAR: ÇALIŞKAN OLMAK!

Atatürkçe düşün, Atatürkçe hisset, Atatürkçe iş yap Atatürk Ataname’de diyor ki: Çalışmak genel bir kanundur, bireysel ve toplumsal bir zorunluluktur.  Çalışmak toplum düzeninin başta gelen bir dayanağıdır. Atatürkçülüğün temel bir koşulu, en esaslı bir prensibidir. Çalışmaktır ki, insanı insan yapmıştır. Çalışmaktan asla yılmamalıdır. Tembellik büyük bir kusurdur, bütün kötülüklerin anasıdır. Dinimiz de çalışmayanın insan olmadığını bildirir.

DÜŞÜNMENİN GENEL USULLERİ: SEZGİSEL DÜŞÜNME

İnsan zihninin kullandığı genel usulleri iki grup altında toplayabiliriz: -          Sezgisel düşünme ve vasıtalı düşünme -          Analiz ve sentez. Bunlar insanın, düşünürken başvurduğu en genel yollardır. İnsan, olguları iki şekilde bilebilir; başka bir deyişle düşünce iki şekil alır. -Doğrudan bilme: Sezgi yoluyla bilme (kısaca sezgi), -Dolaylı bilme: Vasıtalı düşünme (muhakeme) yoluyla bilme. Sezgi v

KÜRESELLEŞME: EMPERYALİZMİN YENİ YÜZÜ

Dünyada bir milyara yakın insan açlıkla savaşıyor, yarısına yakını çocuk… 2 milyar kişi yoksulluk içinde… Her gün 25 bin kişi açlıktan ölüyor. 1,2 milyar insan günde 1 dolardan az gelirle yaşamaya çalışıyor. 1990 yılında en yoksul ülkeler grubunda 36 ülke vardı, bu sayı günümüzde olasılıkla 50’yi aşmış durumda. En zengin 26 kişinin serveti, dünya nüfusunun yarısınınkine eşit. Dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan yoksul ülkelerin milli gelirleri dünya toplamının yüzde 6’dan a
04-09-2021 - Diğer Konular

DEĞİNMELER: SİYASAL İSLAM, ATATÜRKÇÜLER, KLEPTOKRATLAR, “ERMENİ SOYKIRIMI”, ATATÜRK’E İHANET, MONTREUX, MİLLÎ BİRLİĞİMİZ

BU TALİHSİZ ÜLKE ACABA HANGİ ÜLKEDİR? Aşağıda anlattığım olayların yaşanmış olduğu ülke acaba hangi ülkedir? Ülkede rejimin emanet edildiği hükümetler, yabancı güçlerle işbirliği içinde, devletin ekonomik ve siyasal bağımsızlığını yok etme yolundadır. Hükümetler köktendinciliğe karşı çağdaşlaşma yanlısı görünürler; ancak tutumları kararsız, tepkileri yumuşaktır.

BAĞIMSIZLIĞIMIZA YÖNELTİLEN SİNSİ SİLAH: SIĞINMACI AKINLARI

Milyonlarca Suriyeli, Afrikalı, yüzbinlerce Afganlı… Bir istila, bir işgal gibi… Şu anda bile devam ediyor. Sanki askerî bir çıkarma, bir tür insan sevkiyatı yapılıyor. Cumhuriyetimiz, birliğimiz, bağımsızlığımız böyle tehdit, böyle suikast görmedi! Bu korkunç sığınmacı akınları öncelikle iki yönüyle ele alınmalıdır. Biri Millî Birliğimiz üzerindeki etkileri, öbürü Tam Bağımsızlığımız üzerindeki etkileri… Millî birliğimiz üzerindeki etkileri daha önceki bir yazımda Atatürkçe bir bakı
Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura